Hafta içinde açıklanan yeni kararların ikincisi kredi kartlarına yönelikti. Yeni karara göre 31 Mayıs 2009 tarihi itibarıyla sorunlu hale gelen kart borçları, kart sahibinin 60 gün içinde bankaya başvurması halinde yeniden yapılandırılabilecek.
Yapılandırma işleminde, kart sahibinin borcunun takibe düştüğü tarihten itibaren işletilen yüksek cezai faiz siliniyor, borcun faiz tutarı mevduat faizi dikkate alınarak yeniden hesaplanıyor ve borç taksitlendiriliyor.
Küresel krizin Türkiye’ye bir yansıması da bankaların zamanında ödenmeyen ve yasal takibe alınan kredi alacaklarının artması şeklinde oldu. Grafik 1’de bankaların takipteki kredi alacaklarının toplam kredi miktarına oranında 2005’in ocak ayından bu yana gerçekleşen gelişmeler gösteriliyor.
Aynı grafiği 2001’den itibaren çizseydik, sol tarafta çok daha yüksek değerler görecektik. Bankacılık sektöründeki reformlar, güçlü gözetim, denetim ve sağlanan ekonomik istikrar ortamı sayesinde bu oran zamanla çarpıcı biçimde düştü. Ama 2008’in ikinci yarısından itibaren tekrar bir artış eğilimi var. Gelinen yüzde 6’lık düzey alarm verici değil elbette, ama bu orandaki artışa ve artışın ivmesine dikkat etmekte yarar var.
Bu sevimsiz olgu özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere açılan kredilerde ve tüketici kredilerinde oldukça belirgin. Tahmin edileceği gibi, tüketici kredilerinin kredi kartları alt kaleminde söz konusu sorun daha da belirginleşiyor. Grafik 2’de, aynı dönem için bu sefer takipteki kredi kartı borçlarının toplam kredi kartı kullanımına oranı gösteriliyor.
2008’in yine ikinci yarısından bu yana, bu orandaki hem artış eğilimi, hem de gelinen takip oranı düzeyi (yüzde 10) dikkat çekici.
Alınan kararın temel gerekçesinin altında bu olgu yatıyor. Bu kararla özellikle temerrüt faizi nedeniyle borçları önemli ölçüde şişen kredi kartları sahipleri için olumlu bir adım atılmış olunuyor; işin bu sosyal boyutu elbette çok önemli. Ama bunun dışında da etkileri olması beklenir.
Kredi kartlarının toplam içindeki payı, takipteki kredi kartı alacaklarının da toplam kredi kartı kullanımı içindeki payı dikkate alındığında, bu etkiler büyük boyutta olmayacak. Yine de tüketim harcamalarını bir miktar artıracak bu karar: Hem doğrudan birikmiş borçların daha düşük bir düzeye inmesini sağlıyor, hem de dolaylı yoldan tüketici güvenini artıracak. Öte yandan bankalar açısından da yararlı; böylelikle borçlarını daha kolay tahsil etmek olanağına kavuşuyorlar.
Doğal olarak bir de madalyonun öteki yüzü var.
Şu: Evet kredi kartı adının aksine bir kredi türü değil.
Ama önemli sayıda tüketici tarafından bir tür kredi olarak kullanılıyor. Oysa bu ‘kredinin’ faizi diğer tüketici kredilerine göre çok yüksek. Bankaların neredeyse sokak ortasında kredi kartı pazarlamalarının ortaya çıkan ve alınan kararın gerekçesini oluşturan sorunun temel nedenlerinden birisi olduğu açık.
Bu arzu edilmeyen durumun bir daha ortaya çıkmaması için ne gibi önlemler düşünülüyor; bu açıklanmadı. Umarız yakın gelecekte tekrar bu tür bir kararın alınmasına gerek kalmaz. Elbette ummak bizden, önlemleri almak yetkililerden.
kredi kartları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi kartları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Temmuz 2009 Cumartesi
20 Haziran 2009 Cumartesi
Kredi Kartları

Evet ülke insanın hayatının tamda merkezinde olan bir konuyu kredi kartlarını anlatacağım bu gün size kendimce..Kredi kartları hayatımıza girdi gireli çeşitli badirelerden geçti toplum.İlkönce kredi kartlarını büyük iş adamlarına ve üst düzey gelir gruplarına kullandırdılar.
Sonraları bankaların çoğu yabancı sermayenin eline geçince yeni bankalar gördüler ülkedeki genç ve harcama yapacak insanların çokluğunu. Bununla ilgili yeni kampanyalar açarak kredi kartlarını sokakta, pazarda, alışveriş merkezinde, bankaların önünde ve en önemlisi üniversite kampusların da insanları yollarından alıkoyarak çeşitli promosyonlarla kart sahibi yaptılar. Yaptılar çünkü verdikleri kart sayısı onlara diğer rakipleri karşısında avantaj sağlıyordu.
Şimdi bile toplumda kredi kartlarıyla ilgili birçok travmalar yaşanırken kart dağıtmaya devam ediyorlar. Kendi adıma hiç kredi kartı istemediğimim banka bana sürekli mesajlar gönderiyor neymiş efendim son dört rakamı şu olan kredi kartınızı kuryemiz size ulaştıramamış, sonra başka bir mesaj kredi kartınızla size şu kadar puan verdik kullanın. Dahası var bu elime almadığım size ulaştıramadık dedikleri kart için birde zarflı pullu ekstre gönderiyorlar açıyorum puanınız 25 yıl veya puanınız şu olan ekstre. Bankaya gidip soruyoruz ben sizden kredi kartımı istedim de ulaştıramadınız. Almadığım karta neden hesap özeti gönderdiniz? Derhal bunu ortadan kaldırın dediğimizde pişkince efendim müşteri merkezini arayın söyle yapın böyle yapın gibi boş laflar.
Kendim bilinçli bir tüketiciyim. Tüketiciyi koruma derneğinin neredeyse ilk kurucu üyelerindenim. Bu ve bunun gibi bankaların adını rekabet kuralları açısından şimdilik yazmıyorum ama okurlarımdan kredi kartlarıyla ilgili sorun yaşayan okurlarım bana sorunlarını yazarlarsa bunları yazacağım. Ben kredi kartlarına karşı değilim bunu daha evvelde yazdım.
Kredi kartları insanları tefecilerin ve paralı akrabaların elinden kurtarmış, zor zamanlarda yardımlarına yetişmiştir. Ama bu böyle diye bankalarında her önüne gelene kart gönderip onları peşinen borçlu kervanına katmaları hiç ahlaki ve etik değildir.
Bankalar kendilerine şunu sormalılar dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde böyle tatlı karlar ve faizler elde edebilirler. Türkiye de paranın maliyeti ve enflasyonun düşük olduğunu bankacılar bilmiyor mu? neden kart faizlerini düşürmüyorlar neden ,paranın maliyetinde bir puanlık artış olunca kart faizlerini kafalarına göre artıran bankalar düşüş olunca bunu görmezden geliyorlar başka ülkede bunu yapabilirler mi?.. Bence altın yumurtlayan tavuğu kesmemeliler.
Toplumun örgütsüz olması ballı karlarına yeni karlar katmalarını sağlıyor. Buradan anne babalara da seslenmek istiyorum gençlere üniversite kampusları de ya da sokakta verilen kredi kartlarını takip edin aman çocuğumun neyini alacak banka vermeseymiş demeyin. Kartı verenlerin amaçları uzun vadelidir. Onlar yılmazlar beklerler çocuğunuzun borcu bu arada katlanarak büyür. Anne babanın birinin ölümü halinde çocuğunuzun borcu dolayısıyla banka oturduğunuz evinize yani çocuğunuzun hissesine haciz ve ipotek uygulayacaktır, bu günlerde mecliste görüşülen kredi kartı düzenlemesi geçici çözümdür, benden söylemesi.
Asıl çözümün ne olduğunu bankalar çok iyi biliyorlar ama güçlü oldukları için onların sözü geçiyor. Bizim isteğimiz dünyada ne uygulanıyorsa onu uygulayın. Koca koca reklâmlarla kredi kartına 15–20 taksit diyerek ya da kişileri mesaj bombardımanına tutarak güçlü uyaranlar göndermeyin. Bu uyaranlara bu günlerde cevap vermeyecek az insan var çün kü suya düşen yılana sarılır. Ne dersiniz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)