bankacilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bankacilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2010 Pazar

Yeni Banka Müjdesi

NEDEN YATIRIM BANKASI?

Eczacıbaşı, küresel kriz sırasında ABD’de en çok yatırım bankalarının zora girdiğini, bunun bilinmesine rağmen, “Neden Yatırım Bankası kurmak istiyorsunuz?” sorumuza ise şu cevabı verdi: “Kriz sonrası, yatırım bankalarına yine ihtiyaç olacaktır. Sistemin aksayan yanları yenilenerek bu tip bankalar, tasarruf ve yatırımlarını değerlendirmek isteyenlere farklı seçeneklerle sağlam olanaklar sağlayabilir. Biz de böyle düşünerek, BDDK’ya başvurduk. İzin verilirse bankamızı kuracağız.”

Modern Sanat Müzesi’nde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile yatılı bölge okullarının(YİBO) ‘Hijyen Projesi’ işbirliği protokolünü imza töreninden sonra görüştüğümüz Eczacıbaşı, banka kurma açısından zamanlamanın iyi bir fırsat yarattığını düşünüyor.

37 YILLIK YOLCULUK, BANKA İLE TAÇLANACAK

Eczacıbaşı Topluluğu, yapı elemanları, sağlık, finans, tüketim ürünleri, bilgi ve kaynak teknolojileri alanlarında çalışan şirketleriyle hem yurt içinde hem de yurt dışında rekabet ediyor. Finans sektöründeki geçmişi 1973’te kurulan Eczacıbaşı Yatırım Holding Ortaklığı ile başlayan grup, bu ilk şirketi, 1983’te SPK’nın oluşturulmasıyla Eczacıbaşı Menkul Değerler AŞ’ye dönüştürdü.

Sektörün köklü aracı kurumları arasında yer alan şirket, Eczacıbaşı’nın ilkesel çerçevesiyle hareket etti ve birçok yeniliğe imza attı. Portföy yönetimini aktif işletmecilikle tasarruf sahiplerine sunmak için 1996’de Eczacıbaşı Yatırım Ortaklığı’nı kuran grup, hisse senetlerini ertesi yıl halka arzetti. Toplam 37 yıllık finansal tecrübeyi şimdi, bir yatırım bankasıyla taçlandırmak isteyen Eczacıbaşı, banka kararının açıklanmasıyla piyasalarda dikkatleri üzerine çekti. Finans sektörü, Eczacıbaşı’nın başvurusuna, BDDK’nın yeşil ışık yakıp yakmayacağını bekliyor.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Bankada Yeni Bir Parsadan Vakası

Eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen olduğunu söyleyen kimliği belirsiz dolandırıcı, bu sayede gittiği banka şubesinden önce 9 ardından 12 bin lira kredi çekip ortadan kayboldu. Skandal, banka müdürünün iki ay sonra kredi taksidi ödenmeyince halen bakan sandığı Ergezen'i aramasıyla ortaya çıktı.

Altı ay önce İstanbul Tuzla'daki bir bankaya giden şık giyimli bir dolandırıcı, banka müdürünün odasına çıktı. Banka müdürüne sahte olduğu sanılan bir nüfus cüzdanı gösterdi ve "Ben eski Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen'im, çok acil 9 bin TL'ye ihtiyacım var" diyerek kredi istedi. Banka müdürü, buna inanarak kefil ve diğer bilgilere ihtiyaç duymadan 9 bin TL'lik krediyi hemen çıkardı ve kendisini Zeki Ergezen olarak tanıtan kişiye verdi.

Parayı aldıktan yaklaşık yarım saat sonra yeniden bankaya dönen ve banka müdürünün yanına çıkan sahte Ergezen, "Ankara'da çocuklarımla konuştum. Bu çektiğim krediyi bankaya 3 gün sonra havale edecekler, benim 12 bin liraya daha ihtiyacım var" dedi. Banka müdürü 12 bin lirayı da kısa sürede hazırlayıp veriyor.

'Çakma Ergezen', bankadan çıkarken müdür ve banka görevlileri kendisini kapıya kadar uğurladı. Hatta Müdür, "Sayın Bakanım başka bir emriniz var mı?" diye sordu. O da "Çok teşekkür ederim. Başka isteğim yok. Çektiğim 21 bin liralık kredi üç gün sonra hesabınıza yatırılacak" yanıtını verdi. Bakana sonsuz bir güven duyan müdür, "Sayın Bakanım gerek yok. Yasal ödeme zamanınız iki ay sonrasıdır" dedi.

ERGEZEN DOĞRULADI
Yarım saat arayla çekilen kredilerin 2 ay sonraki ilk ödeme günü geçince banka müdürü TBMM'yi arayarak Abdullah Gül'ün başbakanlığında kurulan 58. Hükümet'te bakanlık yapan ve halen AK Parti Bitlis Milletvekili olan Zeki Ergezen'e ulaşmak istedi. Ergezen'in Meclis'teki sekreterine "Sayın Bakan Zeki Ergezen bankamızdan toplam 21 bin liralık kredi çekmiştir. Ödeme süresi geçiyor.

Hukuki süreci başlatmadan önce bir kez daha konuşmak istedik" notu bıraktı. Sekreterinin ilettiği nota Ergezen'in ilk tepkisi "Ne kredisi kardeşim, benim 21 bin TL'ye ihtiyacım yok. Böyle bir para için hiçbir yere başvurmadım" oldu. Ergezen'in bu notunu alan banka müdürü ise dekontları Ergezen'in sekreterine göndetti ve "Kusura bakmayın hukuki süreci başlatıyorum" diyerek telefonu kapattı. İşin ciddi olduğunu anlayan Ergezen ve danışmanı hemen araştırma yaptı.

Böyle bir kredinin çekildiğini tespit eden Ergezen, "Evet adım kullanılarak böyle bir kredi çekilmiş, avukatlarım hem banka müdürüyle ilgili hem de ismimi kullanarak kredi çeken vatandaşla ilgili hukuki süreci başlatıyor. Biz siyasi duruşumuz, yaptığımız çalışmalarla her zaman bu tür işlerin karşısında olduk" dedi.

Bankalar Günah Keçisi Olmaktan Kurtulamıyor

Tarih 2001... Türkiye en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Bankacılık kaynaklı krizin etkisiyle sektörde çok sayıda bankaya el konuluyor. El konulan bankaların yanı sıra sektörde daha sonra gerçekleştirilen yapılanmanın maliyeti 47.2 milyar dolara ulaşıyor. 2001 haziranında 74 olan banka sayısı 2002'de 61'e, 2002'de ise 54'e düşüyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF tarafından el konulan bankalar nedeniyle toplumun genelinde bankacılar "hortumculukla" suçlanır hale geliyor.

Bu kez tarih 2009... "Teğet geçti, geçecek" tartışmalarıyla birlikte Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 13,8 ile 2. Dünya Savaşı'ndan bu yanaki en büyük daralmayı yaşıyor. Reel sektörde çarklar adeta dururken, ekonomideki rekor küçülmeye karşılık bankacılık sektörü ilk çeyrekte yüzde 10,8 büyüyor. Reel sektördeki şirketlerin açıkladığı büyük zararlara karşılık, bankacıların 5 aylık kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artarak 9 milyar lirayı aşıyor. Bankalar bu kez de çok kâr etmekle ve kredi musluklarını kısmakla suçlanıyor.

SEKTÖR 2001'DEN DERS ALDI
Türk bankacılık sektörü, 2001 krizinden bu yana geçen 8 yılda çok önemli bir dönüşüm süreci geçirdi. 11 Eylül saldırılarının ardından dünyadaki ekonomik ve siyasi yapının değişmesi, Türkiye'de tek parti iktidarı ile sağlanan siyasi istikrar, Avrupa Birliği sürecindeki olumlu gelişmeler, hükümetin IMF programı bağlı kalması, enflasyondaki düşüş ve yüksek petrol fiyatlarının yarattığı likidite bolluğu Türkiye'de yeni bir süreci başlattı. Türkiye'ye 2002-2007 yılları arasında toplam 48 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişi oldu.

Gelen yabancı sermayenin 22.7 milyar doları mali sektöre girdi. Bankacılık sektöründe yabancı sermayenin payı da yüzde 30'a çıktı. 2001 yılında yüzde 31,7 olan mevduatın krediye dönüşüm oranı, 2007'de yüzde 80'e çıktı. Kredilerin aktiflere oranı ise yüzde 21,9'dan yüzde 49,2'ye yükseldi. 2001 yılında 61 banka toplam 11.2 milyar YTL zarar ederken, 2008'de ise 45 bankanın kârı 12.7 milyar YTL'ye ulaştı. Bankacılık sektöründe 2001 krizinin ardından uygulanan yeniden yapılandırmanın maliyeti 47.2 milyar dolar (GSYİH'e oranı yüzde 33) olarak gerçekleşti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK), denetim ve gözetimindeki bankalar, risk yönetiminde de başarılı uygulamalara imza attılar.

İKİNCİ YARI ZORLU GEÇECEK
Bankaların bu yılki performansında faizlerdeki düşüş, birinci derecede etkili oldu. Merkez Bankası'nın hızlı faiz indirimi ile birlikte, mevduat maliyetlerinin azalmasına karşılık, kredi faizlerindeki düşüşün sınırlı kalması ve yüksek bono portföyleri sektörde kârlılığı yukarı çekti.

Temmuz ayından itibaren Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde yavaşlayacağı beklentisi, sektörde de dengeleri değiştirecek. Zira, kredi faizlerindeki düşüşle birlikte sektörde kâr marjlarının daralması, fakat özellikle son altı aydır duran kredi büyümesinin ise tekrar başlaması bekleniyor. Bankaların döviz açık pozisyonlarının da olmaması sektörün kura duyarlılığını azaltırken, yüzde 19'u aşan sermaye yeterlilik rasyosu ise bankaların likiditeki güçlerini ortaya koyuyor.

KREDİLERDE YÜZDE 757 BÜYÜME
Türkiye'de 2001 yılının haziran ayında 74 olan banka sayısı, bu yılın üç aylık dönemi itibariyle 45'e indi. Sistemin toplam aktif büyüklüğü yüzde 376'lık artışla 724.3 milyar liraya çıkarken, krediler son 6 aydaki daralmaya rağmen yüzde 757'lik artışla 364.7 milyar liraya çıktı. Haziran 2001'de yüzde 44 olan mevduatın krediye dönüşüm oranı, bu yılın ilk çeyreği sonunda yüzde 79'a ulaştı.

Bu süreçte bankaların özsermayesi yüzde 484, sermayeleri ise yüzde 325 arttı. Bankaların Haziran 2001'de 154 bin 651 olan personel sayısı, 2003 sonunda 123 bin 249'a inerken, bu yılın ilk çeyreğinde 171 bini aştı. Haziran 2001'de 7 bin 542 olan, 2003 sonunda 5 bin 966'ya düşen toplam şube sayısı ise bu yılın mart sonu itibari ile 8 bin 826'ya çıktı.

12 Temmuz 2009 Pazar

Krize Çare Aradılar Karta Taksit Yerine ’Ucuz Kredi’ Geliyor

TOBB önderliğindeki "Kriz varsa çare de var" kampanyası kapsamında, sanayici, perakendeci ve bankacılar, tüketici kredilerine yönelik yeni proje üzerinde çalışmaya başladı. Bu çalışmayla, turizm, mobilya, beyaz eşya gibi alışverişlerde kredi kartına taksitin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bunun yerine tüketici kredisinin 36 aya kadar ve 3’te bir faizle tüketiciye sunulması planlanıyor.

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önderliğinde başlayan ’Kriz varsa çare de var’ kampanyası kapsamında, kredi kartlarındaki taksit olanaklarının büyük miktarlı alışverişlerde kullanılmasının önüne geçilecek. Turizm, mobilya ve dayanıklı tüketim mallarına yönelik alışverişlerde, tüketici kredilerinin kullanımını teşvik etmek için, uzun vadeli ve uygun faizli bir alternatif üzerinde duruluyor.

Çözüm iç pazarda

TOBB’un önderliğinde mayıs ayında başlatılan ve 32 sivil toplum örgütünün desteklediği "Kriz varsa çare de var" kampanyasınının beşinci ve son ayağı Adıyaman’da tanıtılırken, böyle çalışma yapıldığı da açıklandı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, haziran ayında Dünya Bankası tarafından açıklanan "Küresel Kalkınmanın Finansmanı Raporu"nu hatırlattı.

Bu raporun da kendilerini doğrulayarak, önümüzdeki dönemde küresel büyümenin kaynağını iç pazarlar olarak gösterdiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "Krize karşı mücadele ederken herkese düşen roller olduğu net bir şekilde anlaşılmıştır. Bu gelişmeler bizleri son derece mutlu etmektedir. Tabi ki kampanyamız bugün bitmemektedir. Kampanyamızın son hafta mesajı ülke genelinde yer alacak. Ayrıca, ekonomiyi gündemde tutmaya yönelik, iç pazarımızın önemini vurgulayan yeni etkinlikler yapmaya devam edeceğimizi ifade etmek isterim."

Kredi müjdesi

Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane ise, tüketici kredileri konusunda bir çalışma içinde olduklarını açıklayarak, şu bilgileri verdi: "TOBB önderliğinde, AMPD, Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ve Türkiye Bankalar Birliği ile bir çalışma yapıyoruz. Tüketici kredileri ile kredi kartı faizlerini karşılaştırdığınızda 3 kat fark var.

Bir kampanya ile kredi kartı taksitlendirmesini, tüketici kredisine nasıl dönüştürürüz, pilot olarak turizm, mobilya gibi dayanıklı tüketim gibi büyük alışverişlerde kredi kartı yerine, bir taksit aracı olarak tüketici kredilerini 12 ay değil, 24 ay, hatta 36 ay ve 3’de 1 faiz oranı ile nasıl devreye alırız. Bunun çalışmasını yapıyoruz. Bu müjdeli haberi de önümüzdeki günlerde açıklayacağız."

Kampanya kontrat artırdı

BMD Ekrem Akyiğit ise kampanya sonrasında cadde mağazaları ve alışveriş merkezlerinde kontrat sayısının arttığını açıkladı. Kampanyanın birleştirici etkisi olduğunu da dile getiren Akyiğit, "15 gün önce Irak’a gittik. 15 markayla oraya girmeye karar verdik. Bunun bir nedeni var. Artık birlik olduk ve biz kendimize güveniyoruz" dedi.

Vatandaş, ’Para yok çare nerede’ diye sordu

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki ekip, Adıyaman’da Oturakçılar Çarşısı’na giderek alışverip yaptı. Burada bir vatandaş, Hisarcıklıoğlu’nun yolunu keserek, "Para yok ki, çaresi olsun. Kriz var, çaresini lütfen bana gösterin" dedi. Hisarcıklıoğlu, buna yanıt vermek yerine alışverişe yönelirken, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Aynur Bektaş, "İşte çözüm bu" diyerek Başkanına destek oldu.

Tüketiciler kaplumbağa gibi kabuğuna çekiliyor

RİFAT Hisarcıklıoğlu, "Kriz varsa çare de var" kampanyasının son sloganının, "Biri varsa hepsi var: üretim, istihdam, tüketim" olarak belirlendiğini vurgulayarak, ekonominin birbirine bağlı piyasaların, çarkların dönmesiyle oluşan bütün olduğuna dikkat çekti.

Hisarcıklıoğlu, "Bir piyasadaki çark dönmemeye başladığında, ertesi gün bu, hemen bir diğer piyasaya yansımaktadır. Örneğin, bugün Adıyaman’daki bir bayinin satışları durduğu zaman, bundan Manisa’daki üretici de hemen etkilenmektedir. Bu etki zincirinin sonunda ise olan istihdama olmaktadır.

Çarklar dönmeyince istihdam azalmakta, gençlerimiz umutlarını kaybetmekte, yıllarca tecrübeye sahip çalışanlarımız işsiz kalıyor" dedi. Üretim, tüketim-istihdamın birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğun vurgulayan Hisarcıkloğlu, şunları söyledi: "Biri olmazsa hiç biri yok.

Çarkların dönmesini sağlamak için moralleri yükseltmek, ekonomiye duyulan güveni arttırmak zorundayız. Ortada güven olmayınca kaplumbağanın kabuğuna çekildiği gibi, tüketici ve üretici de içe kapanıyor. O yüzden ’İç tüketimi canlandırmamız gerekmektedir’ diyoruz. Biz üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz."

Kampanya 50 gün sürdü satışlar yüzde 9 arttı

RİFAT Hisarcıklıoğlu, 50 gündür süren kampanya kapsamında, halktan, özel sektörden, hükümet ve muhalefetten destek gördüklerini belirterek, yu değerlendirmeyi yaptı: "1 milyon 250 bin afiş ve çok sayıda bilboard’un Türkiye’nin dört bir yanına asıldı. MOBİSAD’ın (Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği), Türkiye genelinde üye mağazalarda uyguladığı indirimler sonucunda, satışları ortalama yüzde 9 arttığı saptandı.

AMPD’nin açıkladığı alışveriş merkezleri ciro endeksine göre mayıs ayında alışveriş merkezleri cirolarında bir önceki aya göre artış yüzde 9 oldu. Bunlardan daha önemlisi, geçtiğimiz 50 gün içerisinde krizden çıkışa yönelik çözüm arayışları hızlanmış, ekonomi bütün Türkiye’nin meselesi haline geldi. Pek çok siyasi tartışma arasında, ekonomi de yapılan tartışmalarla kendine gündemde yer buldu. Tartışmalar iç piyasamızı canlandırmaya odaklanırken, kriz değil çare tartışıldı, düğümler değil çözümler üretildi."

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Kredi Kartlarındaki Son Durum….


Kredi kartları ile ilgili beklenen düzenleme yapıldı.


Yasa ile ilgili son gelişmeler kısmi bir şekilde tüketiciye çözüm oluşturdu.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kredi kartı borçlarını yapılandıran 5915 sayılı 'Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'u onayladı.


Buna göre, 31 Mayıs 2009 itibariyle ödeme ihtarı çekilmiş, icra takibi başlatılmış ya da banka tarafından takip olunan kredilere, yeni bir ödeme planına bağlama imkanı getiriliyor.


Borçlular, yasanın yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde bankalara, banka avukatlarına ya da varlık yönetim şirketlerine veya temsilcilerine başvurarak bu imkandan yararlanabilecek. Kredi kartı borcunun temerrüde düştüğü tarihteki ana para ve faiz tutarına 31 Mayıs 2009 tarihine kadar geçen sürede 'makul bir faiz' uygulanarak, ödemeye esas borç tutarı hesaplanacak. Uygulanacak artış oranı, Merkez Bankası tarafından bankaların 3 aya kadar vadeli mevduata uygulanan faiz oranının ağırlık ortalaması esas alınarak belirlenecek.


Esas borcun, müracaat tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi durumunda herhangi bir ilave faiz hesaplaması yapılmayacak. Kredi kartı hamili taksitle ödemeyi tercih ederse, esas borcun tutarı 6 taksit için 1.04, 12 ay taksit için 1.08, 24 ay taksit için 1.18, 36 ay taksit için 1.26 katsayısı ile çarpılacak. Böylece toplam borç hesaplanacak. Bu rakam eşit olarak bölünerek aylık taksitler halinde ödenecek. Ödeme planının imzalanması halinde borç, icra takibine konu olmuş ise takip dava masraf ve harçlarının tamamı, kanuni vekalet ücretinin ise belli bir oranı borçlu tarafından ödenecek. Temerrüde düşmüş kredi kartı borçlarının adet olarak aşağı yukarı yarısı 1000 lira ve altındaki borçlardan oluşuyor.


Kredi kartına olan bu talep piyasalarda nakit sıkıntısı sorunu oluşturuyor ve durgunluk olarak karşımıza çıkıyor.


Bankalar piyasadaki parayı kendilerine çekerek, piyasalarda durgunluk yaşanmasına neden oluyorlar.


Memur ve çalışan maaşının aldığında kredi kartı borcunu ödüyor, araç kredisi konut gibi alanlara yatırımlar yapıyor, durum nakit sıkıntısı oluşturuyor.


Kentteki tüketimin boyutu lüks tüketim kriterlerinden de ortaya çıkıyor.


Piyasalardaki para sirkülasyonun azalması, arz talep dengesini de önemli oranda etkiyor. Piyasanın arz yönünün oluşturan üretici veya satıcı, yeterli oranda satış ve üretim yapamazken, talep faktörünü oluşturan tüketici, alım gücü düşük olduğu için istediği oranda mal veya ürün satın alamıyor ve bu durumda piyasalara durgunluk olarak yansıyor.


Bu tespit kredi kartına olan talebinin artmasıyla da kendisini hissettiriyor.


Tüketici artık, aldığı ürünleri kredi kartıyla alarak, elinde nakit para olmadığını da gösteriyor. Alım gücünün düşüklüğü, kredi kartına olan talebi artırıyor.


İnsanlar tüketimlerinin bedelini ileri dönemlere erteliyor ve bu da piyasada ki durgunluğun bir diğer göstergesi.


Yani ekonomide ciddi bir hastalık yaşanıyor.


Piyasalardaki bu durgunluk enflasyon hesaplamalarına düşüş olarak yansısa da enflasyon oranındaki bu düşüş göstermelik ve tam bir doğruluk derecesi taşımıyor.


Ekonomi ile politika birbirinden ayrılamaz iki ayrı kavram, bir önceki hükümetin belirlediği ekonomi politikası diğer hükümet tarafından değiştirilebiliyor.


Hükümet alım gücünün düzeltilmesine yönelik kararlar almalıdır.


Piyasalarda canlılık yaşanması için çalışanların eline daha çok para geçmesi gerekiyor. Bu durum piyasalarda olumlu bir yansıma oluşturabilir.


İktidar partisi bu noktada olumlu kararlar alabilmelidirler.


Çünkü bir çok kesimde ki vatandaş geçim mücadelesi veriyor.


Erzurum gibi alım gücünün düşük olduğu bir kentte ekonomideki durgunluk ve ekonomideki olumsuzluk daha da hissedilebilir bir boyutta.


Ekonomik krizlerin nedenlerinde yatan stagflasyon ve enflasyon gibi etkenlerin yaşanmaması için olumsuzluklar görmezden gelinmemelidir.


Birileri enflasyonda toz pembe tablolar çizerken, ekonomideki tıkanıklarında görmelerini istiyoruz. Bilimsel veriler ortada ve yerel göstergeler bu noktada iyi şeyler söylemiyor.


Bu gerçeklerin artık görülmesini istiyoruz.


Veriler iç açıcı değil, bir ekonomist olarak ta bu gerçekleri görmek insanı daha da endişelendiriyor.


Alanınızdaki hastalıkları ve tıkanıkları tespit etmekle birlikte gerçekleri ört bas edemiyorsunuz.


Esnaf siftah yapamıyor, piyasalarda özellikle tahsilat konusunda büyük olumsuzluklar yaşıyor,bizden söylemesi, ekonomik krizlerini yaşanmaması için önlemler alınması büyük bir gereklilik arz ediyor.


Durgunluğun sonucunda üretim azalacak, işsizlikte buna paralel olarak artamaya devam edecektir. Bununla birlikte durgunluk beraberinde işsizliği getirecek "stagflasyon" tam anlamıyla yaşanacaktır.


Stagflasyonun tamında piyasalardaki durgunluğun beraberinde getirdiği işsizlik ifadesi yer alıyor.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Yapı Kredi, Türk Lirası Mevduat Faiz Oranlarını Düşürdü


Yapı Kredi, Türk Lirası mevduat faiz oranlarında indirime gitti.

Yapı Kredi Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, 25 bin liraya kadar 1-2 ay ve 3-5 ay vadede yüzde 10,25 olan faiz oranı sırasıyla yüzde 9,75 ve yüzde 10’a indi. 6-8 ay vadede yüzde 10,50 ve 9-11 ay vadede yüzde 10,75 olan faiz oranları yüzde 10,25’e 12 ay vadede yüzde 11 olan faiz oranı da yüzde 10,50’ye geriledi.

25-100 bin liraya kadar 1-2 ay ve 3-4 ay vadelerde yüzde 10,50 olan faiz oranı sırasıyla yüzde 10,15 ve yüzde 10,30’a gerilerken, 6-8 ay vadede yüzde 10,75, 9-11 ay vadede yüzde 10,85 olan faiz oranları yüzde 10,60, 12 ay vadede yüzde 11 olan faiz oranı da yüzde 10,70 oldu.

100-500 bin liraya kadar 1-2 ve 3-5 ay vadede yüzde 10,75’lik faiz oranı sırasıyla 10,35 ve 10,60 olurken, 6-8 ay ve 9-11 ay vadedeki yüzde 11’lik faiz oranı yüzde 10,75’e düştü. Yine 12 ay vadede yüzde 11 olan faiz oranı da yüzde 10,85’e geriledi.

Yapı Kredi 500 bin lira ile 1 milyon lira arasında, 1-2 ve 3-5 ay vadelerde yüzde 11 olan faiz oranını sırasıyla yüzde 10,60 ve yüzde 10,75’e düşürürken, 6-8 ay ve 9-11 ay vadede yüzde 11,25 faiz oranını yüzde 10,85’e çekti. 12 ay vadede yüzde 11,25 olan faiz oranı da yüzde 11’e indi.

3 Temmuz 2009 Cuma

İller Bankası Belediyeleri Bilgilendirdi

KARABÜK (İHA) - İller Bankası 18. Bölge Müdürü Mehmet Yılmaz, 29 Mart yerel seçimleri sonrasında göreve gelen Belediye Başkanlarını İller Bankası ile Belediyeler arasında yapılan çalışmalar konusunda bilgilendirdi.

Yenişehir Büyük Kulüpte gerçekleşen toplantıya Vali Nurullah Çakır, İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun, AK Parti Karabük Milletvekili Cumhur Ünal’ın yanı sıra Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy, Eskipazar Belediye Başkanı Dursun Baş ve Ovacuma Belediye Başkanı Recep Coşkun ile İller Bankası’ndan ilgili daire müdürleri katıldı.

Toplantıda İller Bankası’nın görev, yetki ve çalışmaları konusunda bilgi veren İller Bankası 18. Bölge Müdürü Mehmet Yılmaz, İller Bankası’nın 1933 yılında Belediyeler Bankası olarak göreve başlayan ve 1945 yılında kurumsal kimliğini İller Bankası adıyla devam ettiren kurumun, şehirlerin imar ve inşasında önemli rol üstlendiğini belirtti. Mahalle idarelere kredi sağlamanın yanında İller Bankası’nın farklı projelerle mahalli idarelere destek verdiğini belirten Yılmaz, “Mahalli idarelerin talepleri doğrultusunda alt ve üst yapı yatırımlarını yapmaları konusunda destek veriyoruz. Yine yapılacak her türlü yatırım için gerekli araç ve malzeme temini konusunda yardımcı oluyoruz.

İller Bankası’nın kuruluşundan bu yana 2009 yılına kadar 18 bin 62 adet iş tamamlanmış ve yerel yönetimlerimizin hizmetine sunulmuştur. Misyonumuz yerel yönetimlere, kentsel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla uluslar arası standartlarda proje üretmek ve geliştirmek, kredi sağlamak danışmanlık yapmak, vizyonumuz ise, modern kentlerin geliştirilmesi sürecine katılan hizmet kalitesi kanıtlanmış, uluslar arası bir yatırım bankası olmak” dedi.

Vali Çakır ise yaptığı kısa konuşmada yerel yönetimlerin belediyelerin, özel idarelerin kentsel dönüşüm ve diğer hizmetlerine kaynak oluşturma, destek verme açısından İller Bankası’nın önemli bir görevi üstlendiğini, önemli bir finans kaynağı olduğunu, İller Bankası’nın özellikle kırsaldaki belediyelere kaynak sağlamak, kredi ödemeleri ve faiz oranlarında gerekli desteği vermesini istedi.

Daha sonra toplantıya katılan Belediye Başkanları yörelerine ilişkin yapacakları yatırımlar ve İller Bankası’ndan sağlanacak destekler konusunda bilgi aldılar.

Kriz Bizi Neden Çok, Hem De Pek Çok Sarstı?

Çünkü bu kriz küresel kriz olmaktan öte bizim krizimiz)

Yılın ilk 3 aylık döneminde kriz nedeniyle (krizin çıktığı ülke olan) Amerikan ekonomisi bile yüzde 2.5 küçülürken, biz neden dünya rekoru kırdık? Neden bizim ekonomimiz yüzde 13.8 oranında küçüldü?
Talih mi, kader mi? Yoksa yanlış yaptığımız bir şeyler mi var? Bunu bilelim ki, bundan sonra ne yapmamız gerektiğine karar verelim.
Tanıdığım iktisatçılara sordum, soruşturdum: “Kriz neden bizi herkesten fazla sarstı?”
(1) Biz küresel krizden önce, kendi krizimize girmek üzere idik. Küresel kriz kendi krizimize girişimizi öne aldı.
Çünkü küresel krizden önce sürdürülen “Yüksek faiz-düşük dövize dayalı” ekonomi politikaları sürdürülemez noktaya gelmişti.
-Ekonomiyi canlı bir iç tüketim ayakta tutuyordu. Canlı iç tüketim ise, değerli Türk Lirası, ucuz döviz, bol dış kredi ile besleniyordu.
- Türk ekonomisinde, büyümenin dinamiği imalat sanayiidir. İmalat sanayii ne kadar çok katma değer yaratır ise, ekonomi o kadar güçlenir. Yüksek faiz ve ucuz döviz üretimin yapısını bozdu. Ucuz ithal girdi kullanımı arttıkça imalat sanayiinde katma değer düştü. İmalat sanayiine ara malı ve girdi sağlayan üretim tesisleri kapandı.
- İç piyasanın canlılığı karşısında yatırımlarda olağandışı artış oldu. Fazla kapasite yaratıldı.
Krizi geç ve güç fark ettik
- Talebin devamlı artacağı varsayımı ile toptan ve perakende ticaret kesiminde balon oluştu. Her apartmanın altında dükkân, her mahallede bir alışveriş merkezi açıldı. Dükkânlara mal dolduranlar bunları kolaylıkla satabileceğini sanmaya başladı.
- Bu canlılığın 2008 yılı başında sürdürülemez olduğu ortaya çıktı. Makine ve teçhizat yatırımları yavaşlamaya başladı. Bu yavaşlama kaynak yetersizliğinden, parasızlıktan değil, yatırımların kâr etmemesinden kaynaklanıyordu.
- İç piyasadaki duraklamayı, ihracattaki artış dengeliyordu.
(2) İşte bu tabloda 2008 yılının son 3 aylık döneminde küresel krizin önemini, finansal krizin sonunda dünya pazarlarının da daralmaya başladığını, ihracatımızın yavaşlayacağını biz Türkler nihayet fark edebildik.
- İhracat düşmeye başladı. İhracat düşmeye başlayınca ihracata dönük üretim yapan kuruluşlar hemen battık, batıyoruz havasına girdi.
- Biz Türkler devamlı kriz bekleyişinde olduğumuz için, “İşte beklenen kriz nihayet geldi” diyerek hemen harcamaları ve tüketimi kıstık.
- Halkımız, dolar en aşağı 2.0 TL olur, hayır 3.0 TL olur diyerek bir yanda dolar alırken öte yanda, krizden bankalar ve firmalar batacak karamsarlığı ortalığa yayıldı.
- Üreticiler “kriz geldi, batıyoruz” korkusu ile hemen üretimi kesti. İşçi çıkarmaya başladı.
- Firmalar batıyor diyerek bankalar kredileri kesti. Daha önce verdikleri krediler için erken ödeme çağrısı yaptı. Ekonominin çarklarını yağlayan “vadeli çek”ler ödenmez olunca, çarklar durdu.
- Firmalar üretim yerine stok eritme telaşına girince, üretim düşüşü talepteki daralmanın önüne geçti.

Böyle geldi, böyle gidemez

Şimdi, (1) Krizin bizi neden bu kadar çok etkilediğini sağlıklı bir şekilde (eğmeden büzmeden) değerlendirmek, anlamak zorundayız. (2) Bu kriz sonunda nasıl bir ekonomi politikası uygulayacağımızı belirlemek zorundayız.
Çünkü “böyle geldi, böyle gidemez”. Dünyada kriz hafifleyince biz de kriz derdinden kurtulamayız.
Bizim krizden çıkışımız üretim artışına bağlıdır. Kriz öncesi dönemdeki iç piyasa şartları artık hayal edilemez. Kriz öncesi dış piyasa (ihracat) çizgisini tutturmak, ihracatı artırmak yeni çabaları gerektiriyor.
İşte onun içindir ki, (1) Katma değeri yüksek ürünlerin üretimine geçmeye mecburuz. (2) Dünya pazarlarıyla rekabet edebilmek için verimliliği artırmaya, maliyetleri düşürmeye mecburuz..
Unutmayınız: Ekonomisi dibe giden, insanları iş ve aş bulamayan bir ülkede ne demokrasi olur, ne adalet olur, ne hukuk olur... O ülke sadece onun bunun emrinde olur.

Tüketicinin Banka Borcu İlk Yarıda 3.3 Milyar TL Arttı

Tüketicilerin bankalara, tüketici kredisi ve kredi kartları kullanımından kaynaklanan toplam borcu yılsonundan 26 Haziran’a kadar olan dönemde 3 milyar 289 milyon TL artarak 117 milyar 140 milyon TL’ye çıktı. Otomobil kredileri azalır, konut kredileri ve diğer krediler artarken, kredi kartı borçları 1 milyar 246 milyon TL artış gösterdi.

ANKA’nın Merkez Bankası verilerinden yaptığı hesaplamaya göre,
Yılsonundan 26 Haziran’a kadar olan dönemde tüketici kredileri 2 milyar 44 milyon TL artarak 83 milyar 137 milyon TL’ye çıktı. Bu grup içinde bulunan konut kredileri 906.5 milyon TL artarak 38 milyar 444 milyon TL’ye yükselirken, otomobil kredileri 712 milyon TL azalarak 4 milyar 626 milyon TL’ye geriledi. İhtiyaç kredisinin de içinde bulunduğu diğer tüketici kredileri 1 milyar 849 milyon TL artarak 40 milyar 67 milyon TL’ye yükseldi.

Tüketicilerin kredi kartları borçları 1 milyar 246 milyon TL artarak 34 milyar 2 milyon TL oldu. Tüketicilerin kredi kartı borçlarının 33 milyar 966 milyon TL’lik bölümünün TL cinsinden, 36.5 milyon TL tutarındaki kısmının ise yabancı para cinsinden olduğu belirlendi.

Böylece tüketicilerin bankalara olan toplam borcu altı aylık dönemde 3 milyar 289 milyon TL artarak 117 milyar 140 milyon TL’ye çıktı.

Kredi Karti Aidatinda Yeni Oyun

Bankalar yeni sözleşmelere ‘ilk yıl alınmaz’ ibaresi koyarak daha sonraki yıllarda kart aidatı almayı garantiliyor.

Kredi kartları aidatlarına yönelik tüketicilerden gelen tepkiler büyürken, bankaların kredi kartı aidatı almak için her gün yeni yöntem geliştirdikleri ortaya çıktı. Bankaların, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) kredi kartı aidatları ile ilgili gelen şikayetlerin artması üzerine, kredi kartlarından ilk yıl aidat almadıkları, aidat tahsilatını ikinci ve üçüncü yıldan itibaren almaya başladıkları belirlendi.

Bu yöntemle bankaların kredi kartlarından aidat alınmıyormuş gibi hareket ettikleri bildirildi. Son dönemde kredi kartı aidatlarına ilişkin tartışmaların artması üzerine, tüketicilerin kredi kartı alırken bankalardan ne kadarlık aidat alındığını sorduklarını tespit edildi.

Bankaların, bu durumu aşmak için, kredi kartlarından ilk yıllarda aidat almama formülü buldukları belirlendi. Kredi kartı pazarlayan banka personelinin de, müşterilere ‘Kredi kartından aidat alınmıyor’ dediği öğrenildi. Bu yöntemle tüketicilerin kredi kartından aidat alınmadığını düşünerek, bankadan kredi kartı aldıkları bildirildi.

SONRAKİ YILLAR İÇİN ÜCRET ALINIYOR

Ancak aynı bankanın kredi kartı sözleşmesine, ‘ilk yıl kredi kartından aidat alınmaz’ şeklinde hükümler koyarak, ilerleyen yıllarda aidat alınmasının önünü açtığı tespit edildi. Bu gelişme üzerine BDDK, kredi kartlarından alınan aidatlarla ilgili, daha geniş kapsamlı bilgiler yayınlamaya başladı. Bu çerçevede, ilk yılın ardından ikinci ve üçüncü yıllarda kredi kartlarından aidat alan bankalar teşhir ediliyor. Böylece, tüketicilerin aidatlar konusunda kandırılmasının önüne geçiliyor.

Kart alırken dikkat!


BDDK yetkilileri, kredi kartı almak isteyen tüketicilerin, BDDK’nın internet sitesinde yayınlanan bankalarla ilgili kredi kartı özelliklerinin tamamını incelemesini tavsiye ediyor. BDDK, tüketicilere, ‘kredi kartı faiz ve aidatlarını karşılaştırmadan kart almayın’ uyarısında bulundular. Tarih:

Birbirinden İlginç Fırsatlar

Nakit para taşıma, kullanma zorunluluğunu büyük ölçüde ortadan kaldıran kredi kartları, artık sadece bir finansal ödeme aracı olmanın ötesinde çeşitli ürün ve hizmetler de sunuyor.

Türkiye'de bankaların kredi kartı sahiplerine sunduğu hizmetlerin çeşitliliği her geçen gün artarken, kredi kartlarını kullanarak taksit ve puan biriktirmenin yanı sıra seyahat, sürücü hizmetleri, hava limanlarındaki lounge'lardan ve otoparklardan yararlanma, seyahat sigortası, VIP transfer, yardım ve tıbbi hizmetler gibi farklı alanlarda bankaların sunduğu değişik asistanlık hizmetlerini “bedava” almak da mümkün...

Kredi kartları, kullanıcılarına bedava uçak, otobüs ve tren bileti, deniz otobüsü ve feribot seferlerinde yolculuk, otel konaklaması, araç kiralama, aracın çekilmesi, GSM şirketlerinden kontör/dakika kazanma, sosyal sorumluluk projelerine katkı sağlama, çilingir, tesisat, ambulans, çiçek gönderimi ve araç muayenesi gibi yardım hizmetleri ile tıbbi yardım gibi değişik ihtiyaçları karşılama olanağı sağlıyor.

Kredi kartları konusunda Türkiye'nin dünyanın birçok ülkesine göre gelişmiş ve öncü bir pazar olması nedeniyle yurt dışındaki bankalar da, özellikle taksit ve puan uygulamaları konusunda Türkiye'den bilgi alıyor.

Türkiye İş Bankası'nın, seyahate yönelik avantaj ve hizmetlere duyarlı müşterileri için bu yılın Ocak ayında sunduğu Maximiles kredi kartı ile yapılan her 100 lira tutarındaki alışveriş üzerinden 1 MaxiMil kazanılıyor. Kazanılan her MaxiMil bedava alınabilecek 1 liralık uçak biletine eşit.

MaxiMiles sahipleri, sabit bir mil tutarına ulaşmayı beklemeden, istedikleri hava yolunun istedikleri uçak bilet fiyatına eşit tutarda MaxiMil biriktirerek bedava uçuş yapabiliyor.

Sadece uçuş veya mil odaklı bir kart olmayan Yapı Kredi'nin adios'u ile seyahat harcamalarında sunulan fırsatlardan yararlanılırken, diğer taraftan Worldcard'ın özelliklerden de faydalanılabiliniyor. Nisan ayında piyasaya sunulan Adios kart sayısı şimdiden 100 bini aştı.

Garanti Bankası'nın, verdiği concierge hizmetleri kapsamında, bir üyenin isteği üzerine Ürdün'den kafeinsiz diet kola temin edildi ve adresine teslim edildi, bir üye için Almanya F1 pistinde Ferrari test sürüşü organize edildi, Alaska'ya gitmek isteyen bir üye için kruvaziyer turu ve husky köpeklerle safari ayarlandı, UEFA Şampiyonlar Ligi maçı için son gün bilet bulundu.

Akbank ve Boyner'in kredi kartı FISH ile bugüne kadar yaklaşık 4,2 milyon lira değerinde ödül dağıtıldı.

İŞ BANKASINDAN ALIŞVERİŞ SİGORTASI

Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü Yalçın Sezen, Maximum, Maximum Aktif Kart ve Maximiles müşterilerinin, 200 binin üzerinde Maximum anlaşmalı işyerinde taksitli alışveriş yapma, yaptıkları alışverişler üzerinden MaxiPuan kazanma ve kazandıkları MaxiPuanları bedava alışveriş yapmak için kullanma olanağına sahip olduğunu söyledi.

Sezen, İş Bankası kredi kartı müşterilerinin, İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes hava limanları dış hatlar terminallerinde yer alan İş Bankası Millennium Lounge'lardan beraberlerinde getirdikleri bir misafirleri ile birlikte ücretsiz olarak yararlanabildiğini ifade ederek, İstanbul Atatürk Havalimanı'na kendi özel araçları ile gitmek isteyen kredi kartı müşterilerinin İstanbul Atatürk Havalimanı TAV otoparkından yüzde 50 indirimli olarak faydalandığını, aynı yerde bulunan Sonax Araç Bakım ve Koruma Merkezi'ndeki araç yıkama hizmetinden de yüzde 50 indirimli yararlanabildiğini ifade etti.

MaxiShuttle hizmeti ile kredi kartı müşterilerine hava limanı transferlerinde de ayrıcalık sağlandığını kaydeden Sezen, İş Bankası kredi kartı müşterilerinin, sunulan sigorta imkanları ile kendilerini ve alışverişlerini güvence altında tuttuğunu, İş Bankası kredi kartlarının kaybolma ve çalınma durumuna karşı güvence altında olduğunu, bankanın kredi kartı müşterilerine istenmeyen olaylara karşı ücretsiz ferdi kaza sigortası teminatı sunulduğunu anlattı.

Sezen, “İş Bankası kredi kartları ile alınan ürünün kaybolması veya hasar görmesi halinde müşteriler, Alışveriş Sigortası tarafından korunmaktadır. Ayrıca kart sahiplerine kart türü doğrultusunda seyahat kaza sigortasından acil kart yenileme hizmetine, bagaj kaybı sigortasından tıbbi ve hukuki danışmaya, acil tıbbi harcamadan araç ve konut yardımına kadar çok sayıda sigorta ve hizmet ücretsiz olarak sunulmaktadır” şeklinde konuştu.

Bu yılın Ocak ayında tanıtımını yaptıkları, yurt içi ve dışında sıklıkla seyahat eden, seyahate yönelik avantaj ve hizmetlere duyarlı müşterilerine sunulan Maximiles ile yapılan her 100 lira tutarındaki alışveriş üzerinden 1 MaxiMil kazanıldığını, kazanılan her MaxiMil'in bedava alınabilecek 1 liralık uçak biletine eşit olduğunu belirten Sezen, Maximiles müşterilerinin, Maximum işyerlerinden yaptıkları alışverişlerden de MaxiPuan kazanabildiğini ve kazanılan MaxiPuanları uçak bileti satın alırken birebir MaxiMil'e çevirebildiğini söyledi.

MaxiMiles sahiplerinin, sabit bir mil tutarına ulaşmayı beklemeden istedikleri hava yolunun istedikleri uçak bilet fiyatına eşit tutarda MaxiMil biriktirerek bedava uçuş yapabildiğini ifade eden Sezen, “Örneğin 80 liralık Ankara-İstanbul uçuşuna bilet almak isteyen müşterinin 80 MaxiMil biriktirmiş olması, 150 liralık İstanbul-Antalya uçuşuna bilet almak isteyen müşterinin 150 MaxiMil biriktirmiş olması yeterlidir” dedi.

Sezen, Maximiles sahiplerinin yurt dışı uçak bileti alırken MaxiMillerini 1,5 kat değerli kullanabildiğini, müşterilerin almak istedikleri bilet için yeterli MaxiMilleri olmasa dahi Avans MaxiMil kullanarak uçak biletlerini hemen alıp bir yıl içinde kazanacakları MaxiMillerle avanslarını kapatabildiğini anlattı.

“YENİ KATEGORİLERDE ÇIKAN ÜRÜNLERLE REKABETİN ALANI GENİŞLEMEKTEDİR”

Yalçın Sezen, Mayıs 2009 itibariyle İş Bankası kredi kartı sayısının 5 milyon 70 bin 991 adede ulaştığını belirterek, kredi kartı müşterilerinin harcama davranışları incelendiğinde, taksitli alışveriş imkanı ile puan kazanma fırsatlarının alışveriş tercihlerini belirleyen en önemli faktörlerden olduğunun görüldüğünü kaydetti.

Kart pazarında mevcut kart programları arasında rekabetin devam ettiğini, buna ilaveten yeni kategorilerde çıkan ürünlerle bu rekabet alanının genişlediğini ifade eden Sezen, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Müşteri odaklılığın ve teknolojik altyapı gelişiminin bir sonucu olarak bankalar, günümüzde müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini daha yakından analiz ederek ve harcama davranışlarını izleyerek ihtiyaçlarına daha sofistike çözümler sunmak üzere ürün geliştirme çalışmalarına devam etmektedir. Temassız ödeme teknolojisinin kullanımıyla çok sayıda banka bugün müşterilerine düşük tutarlı ve daha çok bozuk para kullanılarak alışveriş yapılan noktalarda, hem alışveriş süresini kısaltmak ve zaman tasarrufu yaratmak hem de alışveriş deneyimini iyileştirmek üzere temassız kredi kartlarıyla alışveriş imkanı sunmaktadır.

Söz konusu kartların özellikle büyük şehirlerde yaşayan genç, teknolojiyi takip eden, zamanı etkin kullanmak isteyen, kredi kartı kullanım sıklığı yüksek bir müşteri kitlesini hedeflemesi ve temassız özellikli kartların söz konusu kitle tarafında alışverişlerde ilk tercih edilen kredi kartı olma potansiyelini taşıması nedeniyle bu konudaki rekabetin devam etmesi beklenmektedir. Ayrıca mobil ödeme uygulamaları da (NFC teknolojisi) önümüzdeki dönemlerde sektörde ön plana çıkacaktır.

Kredi kartı sektöründe rekabetin yoğunlaştığı diğer bir ürünün, yurt içi ve dışında sıklıkla seyahat eden, belirli bir sosyo-ekonomik statüye sahip müşteri kitlesi tarafından tercih edilen uçuş kartları olduğu gözlenmektedir. Bu çerçevede, uçuş kartları konusunda rekabetin artarak devam edeceği öngörülmektedir.”

Sezen, teknolojik altyapının gelişmesi ile birlikte müşteri davranış, beklenti ve ihtiyaçlarının daha yakından izlenmesinin, bankalara kart programlarını müşteri ihtiyaçları doğrultusunda segmente etme, kart programlarını hiç olmadığı ölçüde kişiselleştirme fırsatlarını beraberinde getirdiğini, bu kapsamda puan ve taksit avantajlarını merkeze alan, farklı müşteri ihtiyaçları doğrultusunda kişiselleştirilmiş avantaj ve hizmetler sunabilecek altyapıda yeni kart programlarının geliştirilmesinin beklendiğini kaydetti.

SEYAHAT HARCAMALARI

Yapı Kredi Perakende Bankacılık Yönetimi Pazarlama Grupları Başkanı Hakan Kaplan da, Yapı Kredi Worldcard'ın 7 milyonu aşkın kullanıcısı olduğunu belirterek, bankanın Nisan ayında kredi kartları arasına adios'u da eklediğini, adios'un, seyahati “demokratikleştiren” bir kart programı olduğunu, seyahatin tüm aşamalarında ve her türünde kullanıcısına faydalar sağladığını kaydetti.

Kaplan, adios'un Worldcard'ın tüm özelliklerine sahip bir kart olduğunu, kart sahiplerinin tüm World kampanyalarından ve fırsatlarından faydalanabildiğini, biriken Worldpuanlarını seyahat harcamalarında daha değerli kullanabilirken, sokakta günlük alışverişlerinde de harcayabildiğini anlattı.

Adios ile biletlerin fiks bir puan karşılığı bulunmadığını, kart sahiplerinin güncel bilet fiyatları ne ise, birebir o değer üzerinden bilet ve seyahatlerini alabildiğini ifade eden Kaplan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Üstelik Worldpuanlar seyahat harcamalarında çok daha değerli kullanılabiliyor. Worldpuanların mile çevrilmesi gibi bir dönüşüm olmadığı için de ne alışverişte ne de seyahat harcamasında diğer kartların aksine hiçbir kayıp yaşanmıyor. Bu da tüketici açısından çok daha adil bir ödüllendirme sistemi yaratıyor. Adios sahipleri dilerlerse tek yön bilet de satın alabiliyor. Worldpuanlar ile alınan uçak biletleri için ayrıca alan vergisi ödemeye gerek kalmıyor.

Worldpuan'ın yeterli olmadığı durumlarda Avanspuan kullanma imkanına sahip olan adios'lular internet dahil yurt dışı alışverişlerini 3 taksit ile gerçekleştirebilirken, yurt dışı seyahatlerinde Atatürk Havalimanı'ndaki World Lounge'un yanı sıra Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki Yapı Kredi Valet Parking hizmetinden ve Yapı Kredi Shuttle ile indirimli hava limanı transferlerinden de yararlanabiliyor. Adios'un sunduğu seyahat sigortası sayesinde vize işlemlerinde talep edilen sigorta poliçesinin ayrıca alınmasına da gerek kalmıyor. Ayrıca adios ile kazanılan puanlar belirli aralıklarla silinmiyor.

Tüketici puanını istediği zaman istediği gibi harcayabiliyor. Adios sahipleri refakatçi bileti uygulaması ile bedeli ödenmiş bir bilet ile uçarken ikinci biletlerine yüzde 25 oranında daha da indirimli sahip olabiliyor, 2 yaşına kadar bebekler için bilet ücreti ödemiyor ve aynı soyada sahip olan kart sahipleri arasında Worldpuanların yetersiz kaldığı durumlarda puanlar birleştirilip bile seyahat harcaması yapabiliyorlar.”

Kaplan, Yapı Kredi'nin, genç tüketiciler için pazara sunduğu Play kartın, tüm harcamalardan hem Worldpuan hem Turkcell kontör/dakika kazandırdığını, başvurusu onaylanana hediye Turkcell 100 kontör/25 dakika verdiğini, Worldharçlık ile öğrencilere özel olarak her ayın iki günü nakit çekim ücreti ya da faizi ödemeden 100 liraya kadar nakit çekme avantajı, özel ücret ve faiz uygulaması sağladığını kaydetti.

Yapı Kredi'nin “yıllık bazda en fazla puan kazandıran banka” özelliğine sahip olduğunu belirten Kaplan, Nisan 2009'da piyasaya çıkardıkları, sadece bir mil programı olarak değil, bir seyahat programı olarak oluşturdukları adios'a olan ilginin artarak devam ettiğini ve kart sayısının şimdiden 100 bini aştığını, Play kart sayısının ise 320 binin üzerinde olduğunu bildirdi.

“KREDİ KARTLARI, TÜKETİCİYE 360 DERECE FAYDA SUNABİLİYOR”

Hakan Kaplan, Türkiye'de kredi kartlarının, sadece ödeme anında ortaya çıkan ve hayatın kısıtlı alanlarında hizmet sunan bir ürün olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Türkiye pazarında kredi kartı dediğimizde; ürün özellikleri, kampanyalar ve ek hizmetler anlamında tüketiciye 360 derece fayda sunabilen, tüketicinin tüm yaşam alanlarını ve ihtiyaçlarını çevreleyen, pek çok noktada hayatına dokunan, kişilerin spesifik hayat tarzı ve eğilimlerine göre tasarlanmış ve sürekli kendini geliştiren bir üründen bahsediyoruz. Yüksek rekabetçi bir pazarda ürün özelliklerinde fark yaratmak ve öncü konumunuzu devam ettirmek giderek daha da zorlaşıyor. Bu noktada empati gücü ve tüketiciyi çok iyi dinleyip analiz edebilmek devreye giriyor. Worldcard olarak piyasaya çıktığımız ilk günden beri her zaman yol göstericimiz bizzat müşterimizin kendisi oldu. Önümüzdeki dönemde de rekabetin farklılık yaratabildiği alan yine müşteri odaklılık olmaya devam edecek.

Kredi kartları sektörünün önümüzdeki dönemde dünyadaki yeni teknolojilerle beslenerek kullanımının kolaylaşması ve yaygınlaşmasını, ayrıca yeni kullanım alanları bulmasını öngörüyoruz. Özellikle temassız teknolojisinin kredi kartının önümüzdeki yıllardaki en önemli büyüme alanlarından biri olacağını düşünüyoruz. Kredi kartının bugüne kadar girmediği, sepet büyüklüğü küçük olan işlemlerde hacim yaratma anlamında temassız kartlar büyük rol oynayacak.”
Mobil çözümlerin de önümüzdeki yıllarda öne çıkan bir alan olacağını belirten Kaplan, “Özellikle NFC (Near Field Communication), temassız teknolojiyi karttan bağımsız olarak cep telefonu üzerinde çözen ve tüketicide hızlıca alışkanlık yaratacağını düşündüğümüz bir teknoloji. Ayrıca mobile- to mobile ve mobile- to- retailer gibi teknolojiler de, ödeme sistemlerinin bugün alıştığımız alanların dışında, yeni ve farklı alanlarda kullanılmasını sağlayacak önemli fırsatlar sunuyor” dedi.

Kaplan, Türkiye'nin kredi kartı konusunda dünyanın birçok ülkesinden daha gelişmiş ve öncü bir pazar olması nedeniyle yurt dışındaki bankaların özellikle de taksit ve puan uygulamaları konularında kendileriyle temasa geçerek tavsiye aldığını, konferanslara konuşmacı olarak davet ettiğini, bu alandaki tecrübelerinden ve vizyonlarından yararlanmak istediğini anlattı.

Türkiye'nin kredi kartlarında dünyanın pek çok ülkesine göre çok daha inovatif ve öncü konumda olduğunu vurgulayan Kaplan, “Türkiye'deki ürün vaatlerine ve konumlandırmalarına göz attığımızda 'hayat tarzı pazarlamasının' oldukça ön planda olduğunu görüyoruz. Türkiye'de kredi kartı hayatın pek çok alanında avantaj ve imkan sağlayan bir ürün” dedi.

GARANTİ'DEN YENİ DOĞUM YAPMIŞ ANNELER “YENİ DOĞAN BEBEK” SERVİSİ

Garanti Ödeme Sistemleri Pazarlama Müdürü Selin Billi ise, kredi kartı sektöründe artık kart sayılarını artırmanın yanı sıra, var olan markalar arasında tercih edilmenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, tüketicilerin, genel ihtiyaçlarının yanı sıra yaşam şekli ve kazanç gibi parametrelere göre değişen ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilmek için segmente edilmiş ürün ve hizmetler geliştirmek gerektiğini kaydetti.

Billi, Garanti Ödeme Sistemleri'nin ürün ve hizmet gamında; Bonus Card ve Money Card'ın yanı sıra, kampanyasından taksit sayısına, kart ücretinden faizine kadar her özelliğini kart sahibinin belirlemesine imkan tanıyan Flexi'nın bulunduğunu anlattı. Billi, ürün ve hizmet gamlarında yer alan diğer kredi kartlarına ilişkin de şu bilgileri verdi:
“Sık uçan, restoran ve eğlence harcaması yüksek, zamanını en iyi şekilde değerlendirmek isteyenler için hem alışverişlerinde hem de Staralliance'a bağlı hava yolu şirketlerinde yaptıkları yurt içi ve uluslararası uçuşlarda mil kazandırıp kazanılan millerle bedava uçma imkanı sağlayan, &club ile seyahat ve concierge hizmeti sunan, temassız ödeme özelliğine sahip Master Card ve yüzde 25 daha çok mil kazandıran American Express logolu iki kredi kartını aynı anda sunan, avans mil ve Türkiye'de bir ilk olan hediye mil özelliğiyle, birikmiş mil olmasa da istenilen noktaya seyahat imkanı sağlayan, THY'nin resmi ve Türkiye'nin ilk uçuş milli kredi kartı Shop&Miles, yurt dışında eğlence harcaması yüksek olan, dünyanın neresinde olursa olsun finansal özgürlüğün yanında seyahat ve concierge hizmetler, tüm restoran harcamalarında yüzde 5, otel harcamalarında yüzde 3, Türkiye'deki seçkin restoranlarda yüzde 20'ye varan anında indirim sunan, F1 pistinde özel sürüş gibi hediyeleri, kazanılan MR (membership rewards) puanlarla alma imkanı sağlayan American Express Card bulunuyor.”

Kredi kartı programlarının sadece birer finansal ödeme aracı değil, hayatın her anında müşterilerinin yanında olabilmesini istediklerini, bu nedenle tüm kredi kartlarında asistan hizmetlerinin geniş bir şekilde yer aldığını ifade eden Billi, standart hale getirdikleri bu hizmetlere tüm Garanti kredi kartı sahiplerinin (0212) 213 33 33 numaralı telefondan haftanın 7 günü 24 saat ulaşabildiğini kaydetti.

ÜRDÜN'DEN KAFEİNSİZ DİET KOLA

En acil durumlarda müşterilerinin yanında olmak amacıyla kurdukları Garanti Asistan sayesinde müşterilerin yolda kaldıklarında arabalarını çektirebilir, camları kırılırsa, anahtarları kaybolursa veya tesisat problemi yaşarlarsa rahatlıkla yardım alabileceklerini belirten Billi, şunları kaydetti:

“Sağlıkla ilgili her tür ihtiyaçta da hizmet alınabilen Garanti Asistan'la, eve doktor, ambulans ya da uzman hemşire istenebilir, yeni doğum yapmış anneler 'yeni doğan bebek' servisinden faydalanabilir. Beyaz eşyadan seyahat firmalarına, rent a car firmalarından nöbetçi eczanelere ihtiyaç duyulan tüm telefon numaraları, tüm Türkiye'den Garanti Asistan aranarak öğrenebileceği gibi aynı zamanda Garanti Uçuş Hattı üzerinden taksitle uçak bileti alınabilir, otel rezervasyonu yapılabilir, uygun fiyatlarla araba kiralanabilir.

DVD, çiçek siparişi verilebilir, vale parking ve shuttle hizmetlerinden faydalanılabilir. Daha üst segment kartlara gittikçe, bu servisler daha sofistike ve kişiye özel hale geliyor. Bu hizmetler için de dünya çapında hizmet veren Quintessentially ve American Express ile çalışıyoruz.”
Müşterilerinin kişisel ihtiyaçlarında da yanlarında olabilmek amacıyla alışılmış acenta modelinden bilir kişi destekli “kişiye özel danışman” sistemine geçtiklerini, Shop&Miles Card sahiplerinin artık seyahat ve concierge hizmeti &Club hizmetlerinden ücretsiz yararlanabildiğini ifade eden Billi, verdikleri concierge hizmetlerinden bazılarını şöyle sıraladı:

“Bir üyemizin isteği üzerine Ürdün'den kafeinsiz diet kola temin edildi ve adresine teslim edildi. Keman dersi almak isteyen bir üyemizin talebi doğrultusunda araştırma yapılarak TRT radyosunun keman virtüözüne ulaşıldı ve üye için özel ders ayarlandı. Bir üyemiz için Almanya F1 pistinde Ferrari test sürüşü organize edildi. Bir diğer üyemizin, televizyonda gördüğü ve markasını bilmediği bir ayakkabının hangi mağazada satıldığı, mağazanın telefon ve adres bilgileri bulundu. Alaska'ya gitmek isteyen bir üyemiz için kruvaziyer turu ve husky köpeklerle safari ayarlandı. UEFA Şampiyonlar Ligi maçı için son gün bilet bulundu. Bir üyemiz babasının doğum günü için bir gün öncesinde arayarak özel bir marka motosikletin alınıp adresine gönderilmesini istedi ve motosiklet alınıp belirtilen adrese, istenilen saatte gönderildi. Brezilya Portekizcesi öğrenmek isteyen bir üyemiz için Brezilyalı bir eğitmen bulundu.”

DÜNYA ÇEVRESİNDE YAKLAŞIK 3 MİLYAR KEZ BEDAVA UÇUŞ

Garanti Bankası kredi kartlarının bugüne kadar kazandırdığı bonus ile 3 milyar lira karşılığında bedava alışveriş sağlandığını kaydeden Billi, Shop&Miles kredi kartı ile yapılan alışveriş ve uçuşların 30 milyarın üzerinde mil kazandırdığını, bu rakamın dünya çevresinde yaklaşık 3 milyar kez bedava uçuşa denk gelecek kadar büyük olduğunu söyledi.

Banka bünyesinde yaklaşık 8 milyon kredi kartı bulunduğunu ifade eden Billi, tüketicilere dokunarak onların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilmek için pazarı çok iyi analiz ettiklerini, dünyadaki trendleri yakından takip ettiklerini, teknolojiden en üst seviyede faydalanarak yeni ürün ve hizmetler geliştirdiklerini anlattı.
Selin Billi, Garanti Ödeme Sistemleri'nin yenilikçi ve öncü uygulamalarının sadece Türkiye'de değil, yurt dışında da çok yakından takip edildiğini belirterek, “Bonus Card'ın başarısı İzlanda, Ukrayna, Yunanistan,
Kazakistan, İsrail, Fransa, G. Kore, Avustralya ve Almanya'dan pek çok bankaya danışmanlık hizmeti vermemizi sağlarken, aynı zamanda yurt dışındaki uluslararası konferanslarda örnek vaka olarak inceleniyor, Fransa'dan Amerika'ya birçok üniversitede ders konusu olarak okutuluyor” dedi.

-FISH'DEN JAMAİKA BOND VİLLA'DA TATİL, AFRİKA'DA SAFARİ

Akbank yetkilileri de, Akbank ve Boyner'in kredi kartı FISH'de “hoşgeldin” hediyesi olarak 75 liralık hediye çeki verildiğini, kartını teslim alan müşterinin o andan itibaren hediye çekini FISH kartla birlikte yapacağı her 100 lira için 25 liralık hediye çeki olmak üzere tüm alışverişlerinde kullanabildiğini, ayrıca 3 aylık Back-up üyeliği de hediye edildiğini, 3 ay süresince ne olursa olsun 7 gün 24 saat Back-up'ın aranabileceğini, konser bileti temininden tatil organizasyonuna, yemek rezervasyonundan yol yardımına, tıbbi destekten moda danışmanlığına kadar birçok konuda yardım alınabildiğini anlattı.

Yetkililer, FISH'le birikmiş chip-paraların 444 29 29 aranarak dünyanın her yerine anında uçak bileti alınabileceğini, yeterli chip-para birikmemiş olsa da avans chip-para kullanarak uçak bileti almanın mümkün olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“FISH'te her gün bir süpriz var. FISH her 10 liralık alışverişe 10 binlerce katı kadar hediye kazanma şansı sunuyor. FISH'te bugüne kadar Jamaika Bond Villa'da tatil, NBA Finali'ne seyahat (2 kişilik ABD seyahati), Grönland kutup turu, Paris Disney seyahati–VISA, İtalya Toskana Vadisi bağ gezisi, Afrika'da safari, Çin Seddi ve Fiyortlar gibi hediyeler dağıtıldı. FISH, 2009 yılına da hediye vererek başlamıştı. FISH'in büyük hediyesi Ağaoğlu Eltes Güneşi'nde 4 1 daire, 4x4 Range Rover Sport otomobil ve Voyager 350 motoryat olmuştu. FISH Haziran ayı büyük ödülü ise Jeanneau Sun Odssey 30i yelkenlisi, Nisan ayı büyük ödülü BMW 316i, Mayıs ayı büyük ödülü ise Ağaoğlu Eltes Güneşi'nde 2 1 daireydi.”

Akbank yetkilileri, 2008 yılı sonlarında tanıtımını yaptıkları FISH ile 8,5 aylık sürede 325 hediye verildiğini, bugüne kadar yaklaşık 4,2 milyon lira değerinde ödül dağıtıldığını, 2 bin 700 kişinin 695 bin lira bedava alışveriş kazandığını bildirdi.

ABD'de 7 Banka Daha Kapandı



ABD Mevduat Sigorta Fonu'nda yapılan açıklamada ülkede 7 bankanın daha kapatıldığı duyuruldu.

ABD'de alınan tüm önlemlere rağmen bankalar toparlanamıyor. ABD'de 7 banka daha kapısına kilit vurdu.

ABD Federal Mevduat Sigorta Fonu (FDIC) yaptığı açıklamada, Illinois eyaletinde 6 ve Texas eyaletinde bir olmak üzere toplam 7 bankanın daha kapandığını açıkladı. Böylece ABD'de bu yıl kapanan banka sayısı 52'ye ulaştı.

FDIC bankalara kayyum atarken, bu bankaların kapanmasının fona maliyetinin 314,3 milyon doları bulacağı belirtildi. Bankaların mal varlıkları diğer kurumlara devredilecek.

Küresel ekonomik krizle birlikte kapanan banka sayısının arttığı ABD'de, 2007 yılında sadece 3 ve geçen yıl ise 25 banka faaliyetlerini sonlandırmıştı.

İşte Bankaların Büyüme Sırrı: Krediyi Kes, Hazine'ye Borç Ver

Küresel krizin etkisiyle Türkiye ekonomisi tarihî oranda küçülürken, finansta tersi bir durum yaşanıyor. Ülke ekonomisi yüzde 13,8 oranında daralırken, ağırlığını bankaların oluşturduğu mali aracı kuruluşlar geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 10,8 büyüdü.

Buna rağmen finans kesiminin krizin etkisiyle zor günler yaşayan esnaf ve KOBİ'lere bakışında değişiklik olmadı. 31 Aralık 2008 tarihinde 372 milyar 812 milyon TL olan sektörün toplam kredileri 25 Haziran itibarıyla 371 milyar 713 milyon lira oldu. Aradan altı ay geçmesine rağmen kredi miktarını 1 TL bile artırmayan bankalar sırtını vatandaş ve devlete dayadı. Yılbaşında 469 milyar TL olan sektörün toplam mevduatı geçen hafta itibarıyla 484,9 milyar liraya kadar yükseldi.

Yaşananların perde arkasında kredi iştahsızlığı olduğunu belirten sektörün duayen isimlerinden Bülent Şenver'e göre bankacılıktaki büyümenin perde arkasında Hazine yatıyor. Bankaların risk ve kredi iştahsızlığı sebebiyle rotayı devlete çevirdiğini aktaran Şenver, "Ekonomide yaşanan küçülmenin bankacılık kesiminde fazlaca hissedilmemesinin en önemli sebeplerinden biri kamu kâğıtlarından kaynaklanıyor. Kredi vermekte iştahsız olan bankalar bu dönemde Hazine bonosuna yatırım yaptılar.

Bu da onları korunaklı hale getirdi." dedi. Ekonomideki daralmanın bankalara geç yansıyabileceğini aktaran Şenver, önümüzdeki dönemde bankaların da reel sektördeki küçülmeyi hissedeceğini aktardı. Üst düzey bir banka yetkilisi ise altı ayda 15 milyar TL'lik mevduat artışı meydana geldiğini belirterek buradan toplanan paranın kamu kâğıtlarına yatırıldığını aktardı.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Bankaların Wep Adresleri

Banka Adı Wep adresleri

ABN AMRO Bank N.V.. http://www.abnamro.com.tr
Adabank A.Ş.. http://www.adabank.com.tr
Akbank T.A.Ş.. http://www.akbank.com
Aktif Yatırım Bankası A.Ş.. http://www.aktifbank.com.tr
Alternatif Bank A.Ş.. http://www.abank.com.tr
Anadolubank A.Ş.. http://www.anadolubank.com.tr
Arap Türk Bankası A.Ş.. http://www.arabturkbank.com
Bank Mellat. http://www.mellatbank.com
BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş.. http://www.bankpozitif.com.tr
Birleşik Fon Bankası A.Ş.. http://www.fonbank.com.tr
Calyon Yatırım Bankası Türk A.Ş.. http://www.calyon.com.tr
Citibank A.Ş.. http://www.citibank.com.tr
Denizbank A.Ş.. http://www.denizbank.com
Deutsche Bank A.Ş.. http://www.deutschebank.com.tr
Diler Yatırım Bankası A.Ş.. http://www.dilerbank.com.tr
Eurobank Tekfen A.Ş.. http://www.eurobanktekfen.com
Finans Bank A.Ş.. http://www.finansbank.com.tr
Fortis Bank A.Ş.. http://www.fortisbank.com.tr
GSD Yatırım Bankası A.Ş.. http://www.gsdbank.com.tr
Habib Bank Limited. http://www.habibbank.com.tr
HSBC Bank A.Ş.. http://www.hsbc.com.tr
ING Bank A.Ş.. http://www.ingbank.com.tr
İller Bankası. http://www.ilbank.gov.tr
İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.. http://www.takasbank.com.tr
JPMorgan Chase Bank N.A.. http://www.jpmorgan.com/pages/international/turkey
Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.. http://www.ml.com.tr
Millennium Bank A.Ş.. http://www.millenniumbank.com.tr
Nurol Yatırım Bankası A.Ş.. http://www.nurolbank.com.tr
Société Générale (SA). http://www.sgcib.com
Şekerbank T.A.Ş.. http://www.sekerbank.com.tr
Taib Yatırım Bank A.Ş.. http://www.yatirimbank.com.tr
Tekstil Bankası A.Ş.. http://www.tekstilbank.com.tr
Turkish Bank A.Ş.. http://www.turkishbank.com
Turkland Bank A.Ş.. http://www.tbank.com.tr
Türk Ekonomi Bankası A.Ş.. http://www.teb.com.tr
Türk Eximbank. http://www.eximbank.gov.tr
Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş.. http://www.ziraatbank.com.tr
Türkiye Garanti Bankası A.Ş.. http://www.garanti.com.tr
Türkiye Halk Bankası A.Ş.. http://www.halkbank.com.tr
Türkiye İş Bankası A.Ş.. http://www.isbank.com.tr
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.. http://www.kalkinma.com.tr
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.. http://www.tskb.com.tr
Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.. http://www.vakifbank.com.tr
WestLB AG. http://www.westlb.com.tr
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.. http://www.yapikredi.com.tr

23 Haziran 2009 Salı

DENİZBANK'TAN AVANTAJLI KREDİ


Yalova Sanayi ve Ticaret Odası ile DenizBank arasında 72 aya varan vadeler ve özel faiz oranlarıyla kredi protokolü imzalandı.

Odanın Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza töreninde YTSO Başkanı Celal Özel, DenizBank Marmara Bölge İşletme ve Tarım Bankacılığı Satış Müdürü Gökhan Temotaş, Yalova Şube Müdürü Celal Gözüsarı hazır bulundu.

Satış Müdürü Gökhan Temotaş YTSO üyesi işletmelerin 72 aya varan vadelerle “Sermayenize Destek Kredisi” ve yine 36 aya varan vadelerle “Eşit Taksitli” kredi imkanını, özel faiz oranlarıyla kullanabileceklerini söyledi.

Temotaş, ayrıca özel faiz avantajları sunan kredinin 500 bin TL’ye kadar 3 ay ödemesiz olarak kullanılabileceğini de dile getirdi.

YTSO’DAN EĞİTİM
YTSO Başkanı Celal Özel ise imza töreninden sonra yaptığı açıklamada Kredi Garanti Fonu, Kredi Destekleri, KOBİ Kredileri ve Kredi kullanım Süreçleri ile ilgili bir eğitim verileceğini söyledi. Kredi kullanımında teminat sıkıntısı çeken firmalar için bir panel düzenleneceğini kaydeden Özel, panele Kredi Garanti Fonu Bursa Şube Müdürü Tülay Çağatay, Fortis Bank Kobi Krediler Uzmanı Tuba Yeniçeri, Fortis Bank Kobi Segment Yönetimi Ahmet Güney Gönüllü ve Halkbank Kocaeli Ticari KOBİ Pazarlama Bölüm Müdürü Sevgi İnal’ın katılacağını bildirdi.

Yapı Kredi Ruble İle İşleme Başladı


Yapı Kredi Bankası, Rusya ile iş yapan müşterilerinin işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla Rus Rublesi ile işlem yapmaya başladı. Yapı Kredi'den yapılan açıklamada, Rusya ile iş yapan müşterilerinin işlemlerini kolaylaştırmak ve ithalat-ihracat işlemlerine aracılık etmek amacıyla Rus Rublesi ile işlem yapılmaya başlandığı bildirilerek.

"Yeni hizmet kapsamında müşteriler, Ruble üzerinden hesap açabiliyor, dış ticaret, giden/gelen döviz havale, virman, arbitraj, döviz alış-satış işlemlerini yapabiliyor" denildi. Açıklamaya göre, transfer işlemleri muhabir banka olarak Yapı Kredi Bank Moscow üzerinden gerçekleştiriliyor.

Bugün karne günü. İş Bankası, karnesini herhangi bir şubesine götüren 1 milyon öğrenciye ücretsiz kitap hediye ediyor.

İş Bankası, Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük kitap kampanyalarından biri olan “Karneni Göster Kitabını Al” ile bu yıl da 1 milyon ilköğretim öğrencisine karne ödülü olarak kitap armağan ediyor. Kampanya, 2008-2009 öğretim yılının tamamlandığı bugün İstanbul Merkez Şube’de onlarca çocuğun coşkulu katılımıyla başladı. İş Bankası üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen kitap dağıtımına Sunay Akın da katıldı.

Geçen yıl, dünyanın en prestijli iletişim ödüllerinden “Avrupa Mükemmeliyet Ödülü”nü kazanan projeyi gelenekselleştirerek bu yıl da sürdüren İş Bankası, Türkiye ve KKTC’deki herhangi bir şubesine karnesini getiren ilköğretim öğrencilerine, karnelerindeki notlara bakmaksızın, “Yazarlarımızdan Masallar ve Öyküler” adlı kitabı hediye ediyor.

12 YAZARIN ÖYKÜLERİ

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından hazırlanan bu değerli seçkide, edebiyatımızın çok değerli 12 yazarının öykü ve masalları yer alıyor. Doğan Hızlan’ın “Sunuş” yazısını kaleme aldığı kitapta; Ömer Seyfettin, Eflatun Cem Güney, Yaşar Kemal, Sait Faik Abasıyanık, Nâzım Hikmet, Necati Tosuner, Yalvaç Ural, Aziz Nesin, Nezihe Meriç, Tahsin Yücel, Tarık Dursun K. ve Muharrem Buhara’nın öyküleri öğrencilerle buluşuyor. Çocukların yaz tatili sevincine katkıda bulunan kitabın “Sonsöz”ü ise Sunay Akın imzasını taşıyor.
İş Bankası, geçen yıl başlayan ve bu yıl ikincisi düzenlenen kampanya sonucu toplam 2 milyon kitap dağıtmış olacak.

İş Bankası 80 Sube Açacak


İş Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, inşaatına 2007'de başlanan hizmet binası, 1287 metrekare arsa üzerinde, toplam 14 kattan oluşuyor. Binada İş Bankası'nın Adana'da bulunan birimlerinin yanı sıra ticari firmalara yüksek kalitede hizmet sunmak amacıyla açılan Adana Ticari Şube ile geçtiğimiz aylarda hizmet vermeye başlayan Seyhan Şubesi'nin yer aldığı belirtildi.

Adana'da halen, dördü ilçelerde olmak üzere toplam 27 şube ile faaliyet gösteren bankanın, Türkiye'nin her noktasına ulaşan yaygın şube ağını daha da genişleterek yıl içinde toplam 80 şube açmayı planladığı ifade edildi.

22 bine yakın çalışanı ve Türkiye çapında binin üzerinde şubesi bulunan bankanın, internet sitesi ve 4 bin 396 adet Bankamatik ile bireysel, kurumsal, ticari ve KOBİ müşterilerine 7 gün 24 saat hizmet verdiği ifade edildi.

Adana'daki yeni hizmet binasının açılışına, İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ile Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası Genel Başkanı Metin Tiryakioğlu'nun da katılacağı bildirildi.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Merkez'den Bankalara Balans Ayarı


Yüksek kâr elde etmelerine rağmen kredi maliyetlerini düşürmeyen bankalar kredi kartı faizlerinde mecburi indirime gidiyor. Merkez Bankası, 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere kredi kartı faizlerinde yaklaşık 50 puanlık indirime gitti. Kredi kartlarında nakit ve alışverişler için uygulanan azami akdi faiz oranı yüzde 3,96'dan 3,49'a çekilirken, aynı oran gecikme faizinde aylık yüzde 4,71'den 4,24'e düşürüldü.



Merkez Bankası son yaptığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında kısa vadeli faiz oranlarını 50 baz puan indirmişti. Gecelik borçlanma faiz oranı da yüzde 9,75'ten 9,25'e çekildi. Buna rağmen yüzde 11-12 faizle mevduat toplayan bankalar reel sektöre yüzde 25-30 ile kredi kullandırmaya devam ediyor.

Kredi kartı faizlerinin düşürülmesine ilişkin olarak Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, bankaların 1 Temmuz'dan itibaren belirlenen oranların üzerinde faiz uygulamayacağına dikkat çekildi ve bu oranları geçmemek kaydıyla oranların bankalar tarafından serbestçe tespit edilebileceği kaydedildi. Finans kuruluşlarının diğer ülkelerde olduğu gibi kredi kartı faiz oranlarını bireysel kredi faizlerine göre daha yüksek belirlediğine dikkat çekilen açıklamada, "Bu nedenle, kısa vadeli kredi gereksinimi olan kredi kartı sahiplerinin bu gereksinimlerini kredi kartları yerine tüketici kredileri yoluyla karşılamaları menfaatlerine olacaktır." denildi.

Merkez Bankası'nın Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği, 1 Temmuz'dan itibaren geçerli olmak üzere dün Resmi Gazete'de yayımlandı. TL cinsi faiz oranlarında indirime gidilirken dolar ve Euro'da ise herhangi bir değişiklik yapılmadı. Buna göre, aylık azami akdi faiz oranı Türk Lirası için yüzde 3,49, dolar için yüzde 2,54 ve Euro için yüzde 2,30 olacak. Aylık azami gecikme faizi oranı da lira için yüzde 4,24, dolar için yüzde 3,11 ve Euro için ise yüzde 2,82 uygulanacak.

KREDİ KARTINDA İŞLEM HACMİ DÜŞTÜ

Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre, Mart 2009 itibarıyla, toplam kredi kartı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 artarak 46,6 milyona, toplam banka kartı sayısı da yüzde 6 artarak 59,7 milyona yükseldi. Aynı dönem itibarıyla POS sayısı yüzde 9 artarak 1 milyon 629 bin 252, ATM sayısı ise yüzde 14 artarak 2 bin 321 düzeyine yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde kredi kartı işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 azalarak 46,2 milyar lira, banka kartı işlem hacmi yüzde 11 artarak 42,1 milyar lira oldu. Yıllık bazda kredi kartı işlem hacmi 191 milyar lira, banka kartı işlem hacmi ise 161 milyar lira düzeyinde gerçekleşti.

Küresel kriz yüzünden dünyanın önde gelen finans kuruluşları zarar açıklarken, Türkiye'deki bankalar ise kâr elde etmeye devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre bankacılık sektörünün bu yılın ilk dört ayındaki net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 oranında artarak 7,2 milyar liraya çıktı. Sektörün geçen yıl ocak-nisan dönemindeki net kârı ise 5,5 milyar lira olmuştu. Bankacılık sisteminin 2008 yılındaki net kârı, bir önceki yıla göre yüzde 10,3 azalarak 13,3 milyar lira oldu.

Kredi Kartları


Evet ülke insanın hayatının tamda merkezinde olan bir konuyu kredi kartlarını anlatacağım bu gün size kendimce..Kredi kartları hayatımıza girdi gireli çeşitli badirelerden geçti toplum.İlkönce kredi kartlarını büyük iş adamlarına ve üst düzey gelir gruplarına kullandırdılar.

Sonraları bankaların çoğu yabancı sermayenin eline geçince yeni bankalar gördüler ülkedeki genç ve harcama yapacak insanların çokluğunu. Bununla ilgili yeni kampanyalar açarak kredi kartlarını sokakta, pazarda, alışveriş merkezinde, bankaların önünde ve en önemlisi üniversite kampusların da insanları yollarından alıkoyarak çeşitli promosyonlarla kart sahibi yaptılar. Yaptılar çünkü verdikleri kart sayısı onlara diğer rakipleri karşısında avantaj sağlıyordu.

Şimdi bile toplumda kredi kartlarıyla ilgili birçok travmalar yaşanırken kart dağıtmaya devam ediyorlar. Kendi adıma hiç kredi kartı istemediğimim banka bana sürekli mesajlar gönderiyor neymiş efendim son dört rakamı şu olan kredi kartınızı kuryemiz size ulaştıramamış, sonra başka bir mesaj kredi kartınızla size şu kadar puan verdik kullanın. Dahası var bu elime almadığım size ulaştıramadık dedikleri kart için birde zarflı pullu ekstre gönderiyorlar açıyorum puanınız 25 yıl veya puanınız şu olan ekstre. Bankaya gidip soruyoruz ben sizden kredi kartımı istedim de ulaştıramadınız. Almadığım karta neden hesap özeti gönderdiniz? Derhal bunu ortadan kaldırın dediğimizde pişkince efendim müşteri merkezini arayın söyle yapın böyle yapın gibi boş laflar.

Kendim bilinçli bir tüketiciyim. Tüketiciyi koruma derneğinin neredeyse ilk kurucu üyelerindenim. Bu ve bunun gibi bankaların adını rekabet kuralları açısından şimdilik yazmıyorum ama okurlarımdan kredi kartlarıyla ilgili sorun yaşayan okurlarım bana sorunlarını yazarlarsa bunları yazacağım. Ben kredi kartlarına karşı değilim bunu daha evvelde yazdım.

Kredi kartları insanları tefecilerin ve paralı akrabaların elinden kurtarmış, zor zamanlarda yardımlarına yetişmiştir. Ama bu böyle diye bankalarında her önüne gelene kart gönderip onları peşinen borçlu kervanına katmaları hiç ahlaki ve etik değildir.
Bankalar kendilerine şunu sormalılar dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde böyle tatlı karlar ve faizler elde edebilirler. Türkiye de paranın maliyeti ve enflasyonun düşük olduğunu bankacılar bilmiyor mu? neden kart faizlerini düşürmüyorlar neden ,paranın maliyetinde bir puanlık artış olunca kart faizlerini kafalarına göre artıran bankalar düşüş olunca bunu görmezden geliyorlar başka ülkede bunu yapabilirler mi?.. Bence altın yumurtlayan tavuğu kesmemeliler.

Toplumun örgütsüz olması ballı karlarına yeni karlar katmalarını sağlıyor. Buradan anne babalara da seslenmek istiyorum gençlere üniversite kampusları de ya da sokakta verilen kredi kartlarını takip edin aman çocuğumun neyini alacak banka vermeseymiş demeyin. Kartı verenlerin amaçları uzun vadelidir. Onlar yılmazlar beklerler çocuğunuzun borcu bu arada katlanarak büyür. Anne babanın birinin ölümü halinde çocuğunuzun borcu dolayısıyla banka oturduğunuz evinize yani çocuğunuzun hissesine haciz ve ipotek uygulayacaktır, bu günlerde mecliste görüşülen kredi kartı düzenlemesi geçici çözümdür, benden söylemesi.

Asıl çözümün ne olduğunu bankalar çok iyi biliyorlar ama güçlü oldukları için onların sözü geçiyor. Bizim isteğimiz dünyada ne uygulanıyorsa onu uygulayın. Koca koca reklâmlarla kredi kartına 15–20 taksit diyerek ya da kişileri mesaj bombardımanına tutarak güçlü uyaranlar göndermeyin. Bu uyaranlara bu günlerde cevap vermeyecek az insan var çün kü suya düşen yılana sarılır. Ne dersiniz?